Nakdi kredi banka

June 1st, 2008

Nakdi Krediler belirli bir süre sonunda -vade- faiziyle birlikte geri alınmak üzere tüzel ve gerçel kişilere bankalar tarafından verilen ödünç paradır. Nakdi kredi kullandırılırken bankalar ilgili komisyon oranına göre komisyon ücreti almanın yanı sıra banka ve müşteri ilişkileri doğrultusunda kendi insiyatiflerini kullanarak ipotek, çek veya kefalet gibi teminatlar alabilirler.

Nakdi kredi türleri

Nakdi krediler türlerine göre öncelikle tüketici kredileri ve ticari krediler olmak üzere ikiye ayrılır. Ticari krediler firmaların kullandığı krediler olup borçlu cari hesap, spot kredi, dövize endeksli kredi (dek), işletme kredileri, altın kredisi, döviz kredisi, iskonto kredisi, eximbank kredisi, prefinansman kredisi ve kredili mevduat hesabı olarak sınıflandırılır.

  • spot kredi: Spot kredi, firmaların kısa süreli nakit ihtiyaçlarını karşılamak için aldığı, vadesi geldiğinde tek seferde ödemesi mümkün olan kredilerdir. Spot kredilerde firmalar istese de vadesi dolmadan ara ödeme yapamaz. Spot krediler vade tarihi geldiğinde kredi alınırken belirlenen anapara ve faiz tutarının tamamını ödeyerek krediyi kapatır.
  • dövize endeksli kredi: Bankalar ellerindeki dövize göre YTL fazlasını dengelemek için tüzel ve gerçek kişilere döviz kuruna endeksli YTL kredi verirler. Bankaların amacı vade zamanı geldiğinde firmadan faiz oranının yanı sıra kur farkından kaynaklanan gelir artışı tahsil etmektir. Ancak yerli para yabancı para karşısında değer kaybettiğinde (kur arttığında) bankalar kar ederken, yerli para değerlendiğinde (kur azaldığında) bankalar bu işlemden zarar eder.
  • işletme kredileri: Firmaların yurt dışı bankalardan fon ihtiyaçlarının karşılanmasına yerli bankaların aracılık etmesidir. Yurt dışından gelen para döviz iken firmaya YTL olarak kullandırılır.
  • altın kredisi: Altın işleyen firmalara hammadde ihtiyacının karşılanması için kullandırılan kredilerdir. Kredi mutlaka altın cinsinden kullandırılır ancak geri ödemesi altın, döviz ve yerli para cinsinden yapılabilir.
  • döviz kredisi: Döviz kredileri ülkeye döviz kazandıracak ihracat gibi işlerin teşvik edilmesi amacıyla kullandırılır. İşleyişi borçlu cari hesap kredisine benzer ve kullandığı nakde karşılık firmadan her çeyrekte faiz tahsil edilmesine dayanır. Ülkeye döviz girişini teşvik etmek için döviz kredilerinin vergi, komisyon ve faiz oranları diğer kredilere göre daha avantajlıdır.
  • iskonto kredisi: İskonto kredisi, bankaların tüzel ve gerçek kişilerden vadesi gelmemiş ticari senetleri satın alarak, vade tarihine kadar faiz uygulaması ve senedin vadesi geldiği zaman faizin senet tutarından düşülerek müşteriye ödenmesidir. Vade sonunda bankanın kazancı komisyon ve faiz gelirleridir.
  • eximbank kredisi: Türk Eximbank’ın ihracatın geliştirilmesi amacıyla doğrudan ya da bankalar aracılığıyla firmalara kullandırdığı kredilerdir. Eximbank kredileri vergi, harç ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) kesintilerinden muaf olduğu için Türk menşeili malların ihracatı zorunluluğu vardır.
  • prefinansman kredisi: Prefinansman kredileri firmaların ihracat yapmak için yurt dışı finansal kaynaklardan bizzat bulduğu, yurt içi bankaların da işleme aracılık ettikleri kredilerdir. Bu işlem sırasında eğer yerli banka yabancı bankaya firma adına garanti veya kefalet verirse bu da banka için bir gayrinakdi kredidir.
  • kredili mevduat hesabı: Bir kişinin mevduat hesabının eksi bakiyeye düşmesine izin vererek ona kredi kullandırma işlemidir. Çalışması vadesiz mevduat hesabı gibidir ancak bakiye pozitifken mevduat, negatifken kredi adını alır. Hesaba yeni para yatırıldığında eksi bakiye tamamlanır ve faiz ücreti tahsil edilir.

Tüketici kredileri

Kişilerin tüketim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla bireylere kullandırılan kredilerdir. Konut, araç, ihtiyaç vb. olarak sınıflandırılan krediler, genellikle her ay eşit miktardaki taksitlerle ödeme planına bağlanır. Ayrıca tüketici tercihine göre esnek ödeme planları da hazırlanır. Düşük taksitli ödeme planındn sonra vade sonunda yüksek bir tutar ödenmesine balon ödeme denir.


Para piyasaları banka

June 1st, 2008

Finansal piyasalar, işlem gören ürünlerin vadesine göre para piyasaları ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Para piyasalarında işlem 1 yıldan kısa, sermaye piyasalarında bir yıldan uzundur. Para piyasalarında kısa vadeli likidite açığı olanla fazlası olan karşılaşır. Likidite fazlası olan faiz talep eder, açığı olan faiz öder. Mekana göre yurtiçi ve yurtdışı olarak ikiye ayrılan para piyasalarında işlemler ulusal parayla sınırlıysa yurtiçi (Interbank), uluslararası paralarla yapılanı yurtdışı piyasadır (Euromarket).

Örgütlü, kurumsal, profesyonel, kredibilitesi yüksek, ürün standardı olan bir piyasadır. Para piyasalarında müşteriler, bankalar aracılığıyla karşı karşıya gelirler. Döviz piyasalarına, alım satım, fonlar, repolar, mevduatlara bankalar aracılık eder. Bankalar müşterilerle, diğer bankalarla, finansal aracılar ve brokerlarla, merkez bankalarıyla ve Hazine ile çalışırlarken kar amacı ve kendi pozisyonlarını hedef alma gayesiyle hareket ederler.

Bankalar para piyasası risklerine karşı hedging (koruma) yöntemi uygular. Bunun için forward, futures, opsiyon yöntemleri kullanırlar. Para piyasası fon transferleri ile piyasanın likidite sorununu çözer. En önemli aktörü olan bankalar topladıkları mevduat fonlarını işletmelere kredi olarak verir, hükümetlere Hazine Bonosu adıyla kısa vadeli borçlanma araçları satın alarak fon aktarırlar. Fonların fiyatı olan faiz oranı, vade, para birimi, kredibilite, enflasyon, arz ve talep tarafından belirlenir.Faiz oranları dalgalanmaları, bankaların açık ve kapalı pozisyonlarını, fiyat riskini belirler. Piyasalarda her gün belirli bir zamanda bir Interbank Oranı belirlenir. Mesela Londra’da LIBOR olan bu oran piyasadaki referans bankaların her gün saat 11′de diğer bankalara 1 ile 12 ay arasındaki sürelerde borç vermeye razı oldukları oranı gösterir. Faiz oranları yanında faiz periyotları belirlenmektedir.İşlem süreleri, günlerin fiili sayılarıyla veya bütün ayları 30 gün kabul etmekle yapılır. Takvim yılının hesaplanması da ya yılın 365 gün olarak kabul edilmesi (sterlin, belçika frangı, singapur doları) yahut yılın 360 gün olarak kabulüyle (diğer paralar) olur.

Para piyasası işlem türleri unsecuritised ve securitised olarak iki türdür. Unsecuritised işleme over teh counter denir ve doğrudandır. Securitised’de ise ikincil piyasa olabilir. Banka kredileri sabit veya fixed term loans ve periyodik veya roll over credits olarak ikiye ayrılır. Tasarrufçuların banka işlemleri de call money, day to day money, fixed term deposits, fiduciary deposits diye farklı türlere ayrılmaktadır. İkincil para piyasası enstrümanları hazine bonoları, mevduat sertifikaları, banka kabulleri, finansman bonoları, euro commercial paper, repo’dur.

Türkiye para piyasaları Türk lirası ve sermaye piyasası işlemlerini gerçekleştirir. Para piyasası da organize ve organize olmayan olarak ikiye ayrılır. Organize piyasalar Interbank, devlet iç borçlanma senetleri piyasası, TCMB repo ve tersrepo işlemleri piyasası, İMKB tahvil ve bono piyasası, borsa para piyasası’dır. Organize olmayan piyasalar Bankalararası Serbest para piyasası, bankalararası repo piyasası, bankalararası tahvil ve bono piyasası’dır.

Kaynaklar

Sadi Uzunoğlu, Para ve Döviz Piyasaları, İstanbul 2000.


Sıcak para banka

June 1st, 2008

Sıcak paranın “iktisat yazınında genel kabul gören kesin bir tanımı olmamasına rağmen, “spekülatif”, “kısa-dönemci” ve “aşırı dalgalanma ve akışkanlık “ gibi unsurlar içerdiği; ve yol açtığı iktisadi istikrarsızlıkların da özü itibariyle bu öğelerden kaynaklandığı bilinmektedir” (Yeldan, 1998: 156).

Pratik düzeyde sıcak para aşağıdaki akımları içerecek şekilde tanımlanmıştır;

  1. Hisse senetlerine yönelen portföy yatırımları
  2. Kısa vadeli borç senetlerine yönelen portföy yatırımları
  3. Bankalara açılan kısa vadeli krediler (ticari kredileri içermiyor)
  4. Diğer özel aktörlere açılan (ticari kredileri içermiyor) krediler
  5. Banka mevduatındaki değişmeler
  6. Banka-dışı diğer varlıklardaki değişmelerden oluşur. (Boratav, 2001)

Yerli Kökenli Sıcak Paranın Ayrıştırılması

Yerli kökenli sıcak para hareketleri aşağıdaki gibi sınıflandırılır.

  1. Yerleşiklerin yurtdışındaki hisse senedi ve kısa vadeli borç senedi alımına yönelik portföy işlemleri,
  2. Yerleşiklerin yurtdışındaki bankalara açtığı kısa vadeli krediler,
  3. Yerleşiklerin yurtdışındaki özel sektöre açtığı kısa vadeli krediler,
  4. Yerleşiklerin yurtdışındaki mevduat işlemleri,

olarak dört öğeye ayırmaktayız.

Yabancı Kökenli Sıcak Paranın Ayrıştırılması

Yabancı kökenli sıcak para hareketleri aşağıdaki gibi sınıflandırılır.

  1. Yabancıların hisse senedi ve kısa vadeli borç senedi alımına yönelik portföy işlemleri,
  2. Yerli bankalara açılan kısa vadeli krediler,
  3. Özel sektöre açılan kısa vadeli krediler,
  4. Yabancıların mevduat işlemleri.

Sıcak Para Hareketlerinin Türkiye Ekonomisiyle Etkileşimi

Sıcak para hareketlerinin azgelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerini inceleyen Gabriel Palma, sıcak paranın farklı ülkeleri farklı şekillerde etkilediği sonucuna varmıştır. Yazar sıcak paranın ülkelerle etkileşimini 4 farklı grup içerisinde incelemiştir.(Palma, 2000) Etkileşim ile anlatılmak istenen; sıcak paranın ülkelere nasıl giriş yaptığı, ülkelerin temel ekonomik göstergelerini ne şekilde etkilediğidir. Yazarın ilk grup olarak nitelendirdiği ülkelerin sıcak para ile etkileşimi Türkiye’nin 2000 yılında sıcak para ile etkileşimiyle büyük benzerlikler taşımaktadır. Bu etkileşim süreci aşağıda sunulmuştur.

“Portföy yatırımları ve yerli bankalara verilen kısa vadeli kredilerin inanılmaz derecede büyümesi – faizlerin düşmesi - yerel reel döviz kurunun hızlı bir biçimde değerlenmesi – tüketim patlaması – borsa içerisinde yapay büyüme – tasarrufların azalması – cari işlemler dengesinin bozulması - dış borcun büyümesi ve vadesinin kısalması - kriz” (Palma, 2000: 30).

İlgili iç bağlantılar

ilgili diğer makaleler
  • Finansal sermaye kontrolleri
  • Finansal sermaye kontrolleri uygulamaları
  • Sıcak para
  • Türkiye’de finansal serbestleşme
  • Türkiye’de sermaye kontrollerine yönelik çözüm önerileri

Türkiye Öğretmenler Bankası banka

June 1st, 2008

Öğretmenler Bankası, 7118 Sayılı kanunla Milli Eğitim Bakanlığı’na verilen yetkiye dayanılarak kurulmuş, anonim şirket statüsünde özel banka (Kuruluşu: Mayıs 1958). Sermayesi 30.000.000 TL

Bankanın kuruluş amaçları kanunda; hisse senedi sahibi öğretmenler ile Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görevli memurlara mesken inşaatı için gayrımenkul ipoteği karşılığında 20 yıla kadar vadeli krediler açmak ve diğer bankacılık işleri yapmak olarak belirtilir.

Merkezi, Ankara’dadır. Hisse senetleri 21.000 ortağa satılan banka, şube sayısını 1970′te 52′ye çıkardı. Öğretmenler Bankası Ders Aletleri ve Malzemeleri Endüstrisi ile Öğretmenler Bankası İnşaat ve Ticaret şirketini kurdu; Çukurova Elektrik, Emek Sigorta, Türksan ve Bolu Süt Endüstrisi şirketlerine de ortak oldu.

Dağıttığı ticari krediler 1960′ta 5.375.194 liradan 1965′te 45.235.648 liraya, 1970′te de 131.644.076 liraya yükseldi. Bankadaki toplam mevduat hacmi 1970 sonu itibariyle 258.174.250 lirayı buldu.


Tekstilbank banka

May 31st, 2008

Tekstilbank 1986 yılında tekstil sektörünün genel olarak faaliyet gösteren Rüştü Akın’ın sahibi olduğu, Akın Şirketler Grubu tarafından kuruldu.

1992 yılında 96 tekstil kuruluşunun bir araya gelmesiyle kurulan GSD Dış Ticaret A.Ş., Tekstilbank’in %30 hissesini alarak ikinci büyük ortak oldu.

Şu an GSD Holding, %75,5’lik pay ile Tekstilbank’ın en büyük ortağıdır.

Bankanın diğer hisseleri halka açık olarak İMKB’de işlem görmektedir.

2006 yılında yapılan sermaye artırımı ile bankanın sermayesi, 300 milyon YTL’ye yükseltilmiştir.

Hızlı ve istikrarlı büyüme performansı ile uluslararası bir banka olma yolunda kararlı adımlarla ilerleyen Tekstilbank’ın aktifleri 2006 yılında %42 büyüme ile 2.8 milyar YTL’ye ulaşmıştır.

2006 yılına kadar Ticari ve Kurumsal Bankacılık ağırlıklı bankacılık stratejisi ile büyüyen Tekstilbank, yıllık 700 milyon doları aşan ihracat gerçekleştiren GSD Dış Ticaret A.Ş.’nin sinerjisiyle ihracatın finansmanına önemli bir düzeyde aracılık etmektedir. 2006 yılından itibaren Bireysel Bankacılık organizasyonunu yeniden yapılandırarak bu alandaki kararlı büyüme stratejisini belirlemiş ve aynı yıl içerisinde bu alanda somut başarılara imza atmıştır.

Bugün Tekstilbank, faaliyetlerini İstanbul’daki genel müdürlüğü ve yurt çapındaki 53 şubesi aracılığı ile sürdürmektedir.


Türkiye Tarımsal Öğretim Haftası ziraat bankası konut kredisi

May 31st, 2008

kaynak: (http://w3.gazi.edu.tr/web/giyaytas/osmanlidevleti.htm)
Mesleki eğitim ve öğretim kurumlarının açılması ve geliştirilmesi
çalışmaları, Tanzimat dönemi ile birlikte baştadı. Genelde bir tarım ülkesi
olan Osmanlı Devleti’nde tarım amaçlı ilkokul
, 1846 yılında açılan “Ameli Ziraat Mektebi” oldu. Ancak bu okul bir süre
sonra kapandı. 1892′de “Halkalı Ziraat Mektebi”, 1895′de “Veteriner Okulu”
, 1870′de “Orman Mektebi”, daha sonra Bursa’da “Koza Okulu” açıldı.
kaynak: http://www.istanbul.edu.tr/iktisat/tarihce.htm
İlk Ziraat Mektebleri 1846′de kurulmuş, 1858′de Orman Maadin Mektepleri
teşekkül etmiştir. Daha sonra Halkalı Ziraat Mektebi’ni ortaya çıkaran bu
gelişmeler, Ankara’da bir Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün tesisiyle devam
etmiştir. Halkalı Ziraat Mektebi’nin ders programında “İlm-i Servet” dersi
mevcuttur ve Baytar Mektebi’nin iktisat hocası Aram Efendi tarafından
okutulmaktadır. Enstitüye gelince; programında özellikle tarım ekonomisi ile
ilgili derslere ciddi ağırlık vermiştir.
kaynak: http://membres.lycos.fr/ecdad/osmanli/tarih/nv_1886-1924.php

     1846
    Yeşilköy'de bulunan Ayamama Çiftliğinin ziraat talimhanesi şekline

getirilerek ilk pamuk ziaati uygulama eğitiminin burada verilmeye başlanması
kaynak:
http://www.cu.edu.tr/Content/Shtml/Turkish/basin/2004/0120050037.shtml
Tarımsal Öğretimin Tarihçesi
10 Ocak 1846′da İstanbul-Ayamama Çiftliği’nde “Ziraat Mektebi Âliyesi”
adıyla başlayan tarımsal öğretimin bu yıl 159. yılını kutlamaktayız. O gün
başlayan eğitimin hastalık, ulaşım güçlüğü ve başka nedenlerden dolayı 1891
yılına kadar yürütülemediği görülmektedir. 1891 yılında yeniden eğitime
başlayan Ziraat Mektebi Âlisi, 20 Haziran 1927 yılına kadar devam eder.
Cumhuriyet döneminde tarım eğitimi alanında yapılan ilerlemeler özellikle
1928 yılı Türk tarımının röresans tarihi olarak kabul edilebilir. Çünkü bu
tarihte yeni ve köklü önlemler alınır. Tarım kültürünü yaymak, yeni tarım
tekniklerini köylü ve çiftçinin ayağına götürmek ve ülke gençliğine gerekli
tarımsal bilgileri verebilmek amacıyla daha önce açılmış olan tüm tarım
okulları geçici olarak kapatılır. Ancak çağdaş anlamda tarım eğitimi için
Atatürk’ün direktifiyle şimdiki Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yerinde
Ankara Ziraat Yüksek Mektebi açılır. Kapatılmış olan uygulama okullarının
yerine 1930 yılında İstanbul, Bursa, İzmir ve Adana’da birer orta ziraat
okulu açılır.
Ankara’da 1930 yılında kurulan yüksek ziraat okulu, 16 Haziran 1933′te
yüksek ziraat enstitüsüne dönüştürülür. Bu enstitü gerek kuruluşu ve gerekse
akademik faaliyetiyle tam bir “tarım üniversitesidir. 1933 yılında Türkiye
tarımının geliştirilmesi için Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü faaliyete
geçti, 1 Ocak 1948 yılında Ankara Üniversitesi’nin kurulmasıyla aynı
enstitü, ziraat fakültesi adını aldı. Zamanla ziraat fakültesi bünyesinde
veteriner, ziraat sanatları ve orman bölümleri açılmış ve bugünkü
üniversitelerimizin temeli de bu süreçle birlikte başlamıştır. Bir dönem
ülkemizin en prestijli mesleklerinden olan ziraat mühendisliğinde, bugün
büyük çoğunluğu ihtiyaçtan çok politik nedenlerle açılmış 23 ziraat
fakültesi ile ülkemizde tarım eğitimi yapılmaktadır. Artan sayı ile birlikte
kalite de aynı oranda düşmüş ve ciddi bir ziraat mühendisi enflasyonu
yaşanır duruma gelmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu,


Yaman Törüner ziraat bankası konut kredisi

May 31st, 2008

Yaman Törüner (d. 1949, Ankara, Türkiye), Türk siyasetçi.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nü bitirdi. Merkez Bankası Londra Temsilci Yardımcılığı, Emisyon Genel Müdür Yardımcılığı, Para Piyasaları ve Fon Yönetimi Genel Müdürlüğü, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanlığı, Merkez Bankası Başkanlığı, XX. Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği ile Devlet Bakanlığı yapmıştır. Evli ve 1 Çocuk babasıdır.


Bergen, Norveç banka

May 31st, 2008

Bergen, Norveç’in güneybatı kıyısında, Hordaland eyaletine bağlı en büyük ikinci şehridir. 1 Ekim 2006 sayımlarına göre nüfusu 243.960′dır.

Tarih

Norveç’in 1229 yılına kadar başkentliğini yapmış olan Bergen, Kral Olav Kyrre tarafından M.S. 1070 yılında kurulmuştur.

İklim

Bergen aşırı sağanak yağışıyla da bilinir, yıllık ortalama 2250 mm yağış Bergen şehrine düşer. Öyle ki bir dönem Bergen caddelerine şemsiye satış makineleri konulmuş, ancak bu uygulama daha sonra kaldırılmıştır. Bergen Gulf Stream nedeniyle Norveç’in en sıcak şehirlerinden biridir. Şu ana kadar en yüksek sıcaklık 31.8°C ile 1947 yılında, en düşük sıcaklık ise -16.3°C ile 1987 yılında yaşanmıştır.

Ticaret ve endüstri

Bergen şehrindeki önemli ticari ve endüstriyel faaliyetler şunlardır:

  • Büyük bir yağ endüstrisi
  • Banka hizmetleri
  • Televizyon endüstirsi
  • Derin deniz operasyonları
  • Balıkçılık
  • Büyük bir liman
  • Üniversite (yaklaşık 17.000 öğrenci)
  • Bergen University College (6,000 öğrenci)
  • Oteller
  • Kuzey Avrupa’daki en büyük seyahat gemisi limanı
  • Turizm

Ziya Osman Saba banka

May 31st, 2008

Ziya Osman Saba, cumhuriyet dönemi şair ve yazarı (1910-1957).

Hayatı

Mütareke yıllarında Galatasaray lisesini bitirdi. Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalışırken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1936).

30 Mart 1910 tarihinde İstanbul’da doğdu, 29 Ocak 1957 tarihinde İstanbul’da öldü. Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Muhasebecilik, banka memurluğu, Milli Eğitim Basımevi’nde düzeltmenlik, Varlık Yayınevi’nde redaktörlük yaptı.
“Yedi Meşale” topluluğunun üyesiydi. Bu topluluğun şiir anlayışını, yaşamının sonuna dek sürdüren tek şairdir. Şiirlerinde çocukluk ve ilkgençlik anılarına bağlılık, yaşamın küçük mutluluklarından duyulan sevinç, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi, Tanrı’ya şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, gözlemci ve dışavurumcu bir tarzla genellikle hece ölçüsüyle, ama kimi zaman serbest ölçüyü de kullanarak işlemiştir.

Edebiyat

İlk şiiri Serveti Fünun dergisinde çıkan Saba, dergideki arkadaşlarıyla Yedi Meşale Topluluğu’nu kurdu. Yazı ve şiirleri Varlık dergisinde yayınlandı. İçe dönük bir yazar olan Ziya Osman Saba şiirlerinde aile sevgisi, kadere boyun eğiş, kulluk, küçük mutluluklarla yetinme, yoksulluk karşısında duyulan utanç ve merhamet gibi temaları işledi, hikayelerinde ise genellikle geçmiş yaşamın özlem ve acısını birarada vermeye çalıştığı görülür.


Hazine Müsteşarlığı banka

May 31st, 2008

Osmanlı Dönemi

Osmanlı Devleti’nde Hazine, çeşitli aşamalardan geçtikten sonra, 1863 yılında Maliye Nezareti bünyesinde Hazine-i Vezne’nin kurulmasıyla son şeklini almıştır. Hazine-i Vezne, devlet gelir ve giderlerini zaman ve mekan itibariyle denkleştirilmesi olarak tanımlanan hazinenin klasik fonksiyonlarını yani hazine işlemlerini Merkez Bankası kurulmadan önce aşağıdaki gibi yerine getirirdi: Vilayete bağlı birimlerin nakit açık veya fazlası olan idari birimlerden nakit açığı olan birimlere nakit aktarılırdı. Böylece çıkan sonuç vilayetin kendi hasaplarıyla birleştirilerek vilayetin nakit durumu tesbit edilirdi. Vilayetin nakit fazlası varsa, bu fazlalık merkezdeki kasaya gönderilir, şayet nakit açığı varsa merkezden nakit istenirdi.

Bu dönemde Hazine para nakillerini genellikle posta yoluyla gerçekleştiriyordu. Osmanlı Bankası’nın şubeleri olan yerde, bu işlem sözkonusu banka tarafından yerine getiriliyordu. Osmanlı Bankası imtiyaz mukavelesi uyarınca Hazine için bir cari hesap da açmıştı. Vezne işlemleri ise mal sandıkları tarafından üstlenilmişti.

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet döneminde Hazine-i Vezne 1927 yılına kadar Maliye Vekaleti bünyesindeki konumunu korumuş, 1927 yılı Bütçe Kanunu ile ‘Hazine-i Vezne ve Muamelat-ı Nakdiye Müdüriyeti’ne dönüştürülmüştür. 18 Mayıs 1929 tarih ve 1452 sayılı Kanun ile ‘Muamelat-ı Nakdiye Müdürlüğü’ne, 29 Mayıs 1936 tarih ve 2996 sayılı Kanun ile de ‘Nakdiye Müdürlüğü’ne dönüştürülen Hazine, 29 Mayıs 1936 tarih ve 2996 sayılı Kanun ile de ‘Nakit İşleri Genel Müdürlüğü’ adını almış ve 10 Ağustos 1942 tarih ve 4286 sayılı Kanun ile de ‘Hazine Genel Müdürlüğü’ne dönüştürülmüştür.

Daha sonra 6 Temmuz 1960 tarih ve 13 sayılı geçici Kanunla ‘Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı’nı da bünyesine alarak ‘Hazine Genel Müdürlüğü ve Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’ adını almıştır. 13 Aralık 1983 tarih ve 188 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Başbakanlığa bağlı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı oluşturulmuştur. Müsteşarlık Bünyesindeki Kamu Finansmanı, Dış Ekonomik İlişkiler ve Banka ve Kambiyo Başkanlıkları Hazine fonksiyonlarını üstlenmiştir. Daha sonra, 8 Haziran 1984 tarih ve 232 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu birimler Genel Müdürlük olarak düzenlenmişlerdir. Bu KHK, bazı ufak değişikliklerle 4 Nisan 1986 tarih ve 3274 sayıyla Kanunlaşmıştır. Bu yapı da, bazı alt birimlerin görev ve işlevlerini genişleterek ana hizmet birimi haline getiren 4 Mayıs 1989 tarih ve 376 sayılı KHK ile bir kere daha değiştirilmiştir.

Müsteşarlık Merkez Teşkilatı 14 Ağustos 1991 tarih ve 436 sayılı KHK ile bir kez daha değişikliğe uğrayarak, Devlet Planlama Teşkilatı bünyesindeki, Teşvik ve Uygulama, Yabancı Sermaye ve Serbest Bölgeler Başkanlıklarını Genel Müdürlükler olarak bünyesine almıştır.

Son defa,16 Eylül 1993 tarih ve 508, sayılı KHK ile yeniden düzenlenen HDTM bir kez daha yapısal değişikliğe uğrayarak 9 Aralık 1994 tarih ve 4059 sayılı Kanun ile Dış Ticaret’ten ayrılarak “Hazine Müsteşarlığı” adı ile bugünkü adı ve yapısına kavuşmuştur.

Hazine müsteşarı

5 Mayıs 2003 tarihinden beri bu görevi İbrahim Halil Çanakcı yürütmektedir.